Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
%-1,78
BIST 102.270
%1,38
Dolar 3,5436
%0,43
Euro 4,1966
%2,36
Altın 149,28

İstanbul Boğazı’nda bulunan 240 yalı tehlike altında

322 defa okundu kategorisinde, 15 Eyl 2015 - 00:00 tarihinde yayınlandı
İstanbul Boğazı’nda bulunan 240 yalı tehlike altında

18 Ekim’de, iki hafta önce, Sarıyer’deki tarihî bir bina daha yangına teslim oldu. Son yirmi yılda İstanbul’da toplam yetmiş beş tarihî yalı yangın sebebiyle yok oldu.

Haydarpaşa Garı, Galatasaray Üniversitesi, İl Milli Eğitim Müdürlüğü binası, Kapalıçarşı Örücüler Kapısı…

Bunlar hepimizin bildikleri. Ama en son 18 Ekim’de, iki hafta önce, Sarıyer’deki tarihî bir bina daha yangına teslim oldu. Son yirmi yılda İstanbul’da toplam yetmiş beş tarihî yalı yangın sebebiyle yok oldu. 14-15 Kasım günlerinde düzenlenecek TÜYAK 2013–Yangın ve Güvenlik Sempozyumu ve Sergisi öncesinde The Marmara Taksim Hotel’de dün gerçekleşen basın toplantısında konuşan Prof. Dr. Abdurrahman Kılıç’a göre, tarihî binalardaki yangınların en büyük sebebi onlara kaldırabileceklerinden fazla elektrik yükü yüklenmesi.

Mesela, Haydarpaşa Garı’ndaki yangının sebebi çatı izolasyonunda ısıtıcı kullanılmasıydı. “Yaktılar, otel yapacaklar, otopark yapacaklar diye yazılıyor çiziliyor ama aslı yakılıyor değil, yanıyor. Bu binaları yakan tek bir sorumlu var, o da içinde oturanlar.” diyor ve ekliyor Kılıç: “Ama içinde oturanlar kendi üzerlerinden sorumluluğu atmak için ya sabotaj söylentilerine ya da elektrik kaçağına sığınıyorlar. Halbuki önlem almayan, binayı araç gereçle dolduran kim? İçindekiler…”

Galatasaray Üniversitesi yangınında da durum farklı değildi. Kaldırabileceğinden fazla kablo, cihaz, klima ve bilgisayarlara yüklenen yapının tesisatı bunu kaldıramadı. Ama söylentiler aynıydı: Yaktılar, otel yapacaklar… “Böyle denize nazır bir tarihî binayı ofis yapıyor, içini de araç gereçle dolduruyorsanız, bari önlemini alın…” diyen Kılıç’a göre, bu tip tarihî yapılar otel değil ama müze, konferans salonu ve sanat merkezi gibi kamuya açık alanlar haline getirilmeli. Tarihî binalara yaptığımız en büyük kötülük, onları amacına uygun önlemler alınmadan okul ve ofis olarak kullanmak. Tüm bunlar ve alınması gereken önlemler, Türkiye Yangından Korunma Vakfı (TÜYAK) ve Yangından Korunma Derneği tarafından 14-15 Kasım tarihlerinde düzenlenecek TÜYAK 2013–Yangın ve Güvenlik Sempozyumu ve Sergisi’nde tartışılacak.

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Proje Lansman, gayrimenkul sektörünün oldukça karmaşık göründüğü bu zamanda, yatırımcısından araştırmacısına kadar ziyaretçilerini emlak gündeminde yer alan son dakika gelişmeleri, arsa – arazi arayıcıları için hazırlanan bölge analizi, konut alım – satım, vergilendirme ve mülkü hakkında merak edilen tüm sorulara yanıt arayanların sıkça ziyaret ettiği gayrimenkul rehberi
Yorum Yaz